mal, hak, alacak, gelir ve menfaat ile bunların birbirine dönüştürülmesinden hasıl olan menfaat ve değeri ifade eder.
Terörizmin finansmanı suçu nitelik itibariyle örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunun özel düzenlenmiş halidir.
Terör örgütüne fon sağlamak ya da toplamak eylemleri 765 sayılı mülga TCK’nın 169.maddesinde örgüte yardım etmek suçu kapsamında değerlendirilip cezalandırılmakta idi. Şu hale göre terör örgütüne fon sağlamak ya da toplamak kapsamında değerlendirilen eylemler;
• 01.06.2005 tarihine kadar mülga 765 sayılı TCK’nın 169.maddesinde,
• 01.06.2005-29.06.2006 tarihleri arasında 5237 sayılı TCK’nın 220/7 maddesinde,
• 29.06.2006-16.02.2013 tarihleri arasında 3713 sayılı Kanunun mülga 8.maddesinde,
• 16.02.2013 tarihinden sonra ise 6415 sayılı Kanunun 4.maddesinde,
düzenlenen suçu oluşturacaktır.
1.Suçun Maddi Unsuru
Terörizmin finansmanı suçunun maddi unsuru fon sağlamak veya toplamaktır. Terörün finansmanı suçu, hareketin şekli yönünden icrai bir suçtur. Sağlamak veya toplamak eylemleri, failin belirli bir yönde hareket etmesini, aktif bir davranışını gerektirmektedir. Öğretide, terörün finansmanının ihmal suretiyle icra suçu veyahut garantörsel ihmali suç şeklinde işlenmesinin de mümkün olabileceği ileri sürülmüştür. Örneğin, terör suçlarının işlenmesinde kullanılacak bir fonun varlığını öğrenen kolluk görevlisinin, rüşvet aldığı için suçun işlenmesine seyirci kalamsı halinde olduğu gibi. Hareketin önemi bakımından yapılan ayrım yönünden terörün finansmanı, bağlı hareketli bir suç tipidir. Kanunun 4.maddesinde, maddi unsuru oluşturan hareketler fon sağlamak veya toplamak şeklinde tahdidi olarak belirtilmiştir.
Terörün finansmanı, seçimlik hareketli bir suçtur. Kanunda belirtilen hareketlerden birinin icrası failin bu suç nedeniyle cezalandırılması açısından yeterlidir. Suçların netice bakımından yapılan tasnifinde, terörün finansmanı sırf hareket suçudur. Bu açıdan tipte yer alan seçimlik hareketlerden birinin ika edilmesi ile tamamlanır. Suçun oluşması bakımından maddede belirtilen hareketlerden ayrı bir neticenin gerçekleşmesi aranmaz. Hatta kanun koyucu sağlanan veya toplanan fonun, bu kanun kapsamında kalan bir suçun işlenmesinde, başka bir deyişle terör eylemlerinde kullanılma şartı aramamıştır. Suçun oluşması için toplanan ya da sağlanan fonun herhangi bir suçta kullanılması şartı aranmadığından, başkaca bir zarar ya da netice öngörmeyen haliyle suç, bir tehlike suçudur. Zararın doğmasına gerek bulunmamaktadır. Fon kullanılmamış olsa dahi suçun oluşacağı vefailin bu suç nedeniyle cezalandırılacağı anlaşılmaktadır.
Suçun maddi unsuru, bir teröriste veya terör örgütlerine fon sağlamak veya toplamaktır.
Fon sağlama, failin kendi malvarlığından ya da başkasının malvarlığından fon sayılabilecek ekonomik bir değeri örgüte aktarma ya da terör örgütünün finansmanında kullanılabilecek fonun temin edilmesine yönelik hareketler olarak tanımlanabilir. Burada toplanan veya temin edilen fonun miktarı da önemli değildir. Silah, cephane gibi şeylerinde ekonomik değeri bulunmaktadır. Dolayısıyla bu tür ekonomik değeri bulunan eşyanın terör eylemlerinde kullanılması niyetiyle örgüte silah sağlamanın finansman olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusu akla gelebilir. Örgüte silah, cephane gibi şeylerin sağlanmasının terörizmin finansmanı kapsamında değerlendirilmez. Zira örgüte silah sağlama suçu TCK/315 maddesinde ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. Ayrıca, başkasına ait malvarlığından zorla alınan menkul veya gayrimenkul değerlerin örgüte aktarılması da fon sağlama fiili kapsamında değerlendirilmektedir. Yargıtay 16.Ceza Dairesinin istikrar kazanan uygulamalarına göre, örgüt mensuplarının geçici olarak barındırılması, evde yemek ikram edilmesi gibi eylemler fon sağlama kapsamında değerlendirilmeyip TCK’nın 220/7.maddesinde düzenlenen örgüte yardım etmek suçunu oluşturmaktadır. Çünkü buradaki yardım para ile temsil edilebilen bir yardım değildir.
Fonun temin edilme şeklide önemli değildir. Bu anlamda fon, yasal yollardan olabileceği gibi, illegal yollardan herhangi bir şekilde temin edilmese suçun oluşması için yeterlidir. Örneğin, uyuşturucu kaçakçılığından elde edilen gelirin terör örgütüne aktarılması illegal yoldan, müteahhitlik işlere yaparak elde edilen gelirin örgüte aktarılması ise legal yoldan fon sağlanmasıdır.
Fon Toplama; Burada fail, kendi malvarlığından bir meblağı örgüte aktarmamakta ancak başkalarından temin edilen fonları örgüte aktarma konusunda aracılık yapmaktadır. Fon toplama başka bir deyişle terör eylemlerinin finansmanında kullanılacak fonun bu maksatla üçüncü kişilerden temin edilmesidir. Burada toplayan açısından, üçüncü kişilerin toplanan fonun terör eylemlerine aktarıldığını bilip bilmemeleri veyahut cebir, tehdit altında kalarak hareket etmeleri önemli değildir. Örneğin, bir vakfa veyahut derneğe yardım adı altında toplanan paranın, terör örgütüne aktarılmasında, bu durumdan habersiz bağış yapan üçüncü kişiler terörün finansmanı suçundan sorumlu olmamakla birlikte, bağış toplayan kimseler “toplama” eylemini gerçekleştirerek bu suçu işlemiş olurlar.
2.Suçun Manevi Unsuru
Terörizmin finansmanı suçunda kastın varlığından söz edebilmek için fail, terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek belli bir fiille ilişkilendirilmeden dahi bir teröriste veya terör örgütüne fon sağlamalı veya toplamalıdır. Kanunda “bilerek ve isteyerek” terimine yer verilerek suçun oluşması açısından doğrudan kast aranmıştır. Olası kast ile terörizmin finansmanı suçu işlenemez.
Bir mesleğin icrası kapsamında meslek etik kuralları gereği süreklilik arz etmeyecek biçimde örgüt mensubuna yardım etmek eyleminin ise suç teşkil etmeyeceği kabul edilmelidir. Mesela, yaralı örgüt mensubunu tedavi eden doktorun eylemi suç teşkil etmez. Ayrıca insani mülahazalarla yapılan yardımlar da bu suçu oluşturmayacaktır.
Suçun faili, terör örgütünün kurucusu, yöneticisi ya da üyesi olmayan gerçek kişi olabilir. Failin kamu görevlisi olması aynı Kanun maddesinin 4.fıkrasında suçun nitelikli hali olarak düzenlenmiştir.
Terör örgütü üyesinin, örgüt faaliyetlerinde kullanılmak üzere fon toplama ya da sağlaması halinde eylemi, daha ağır cezayı gerektiren ve terör örgütüne üye olmak suçunu düzenleyen TCK’nın 314/2.maddesindeki suçu oluşturur. Bu nedenle sanığa ayrıca 6415 sayılı Kanunun 4.maddesi gereğince ceza verilmez. Öncelikle örgüt üyeliği suçu oluşur. Fon sağlama ya da toplama eylemlerinin belli yoğunluk ve süreklilik arz ettiği durumlarda diğer örgüt mensupları ile de irtibatı tespit edilen sanığın eyleminin TCK’nın 314/2.maddesinde düzenlenen terör örgütü üyesi olmak suçunu oluşturacağı gözetilmelidir.
Bu suç 3713 sayılı Kanunun 3 ve 4.maddelerinde sayılan suçlar arasında yer almadığından belirlenen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5.maddesi gereğince arttırılma imkanı yoktur.
Kaynak: Av. Pınar BAYRAM & Av. Fırat EPÖZDEMİR

